Arşiv

Archive for the ‘Takvim Yaprağı’ Category

Ticaret Mallarının Zekatı Nasıl Hesaplanır ?

Ağustos 14, 2013 Yorum bırakın

blue_flowers-cover-photo-20878

Kar amacıyla alınıp satılan mallara “ticaret malları” denir. 80.18 gr. altın değerinde ticaret malına sahip olan kişinin, bu malın elde edilmesinin üzerinden bir yıl geçmesi halinde, kırkta bir (%2,5) oranında zekatı verilmesi gerekir. Zekat, diğer şartlar yanında, hakikaten veya hükmen elde mevcut bulunup üzerinden bir yıl geçen maldan verilir. İleride sağlanması muhtemel artışlar zekatın hesaplanmasında dikkate alınmaz. Ticaret malları için  de aynı ilke geçerlidir. Bu itibarla, ticaret malının zekatı verilirken, satıldığı takdirde elde edilen kâr dikkate alınmadan, malın zekata tabi olduğu/ zekatın verileceği tarihteki maliyet değeri esas alınır.

Diyanet Takvimi / 28 Temmuz 2013 Pazar

Cennet ile Müjdelenen Sahabiler

Aralık 1, 2012 Yorum bırakın

laleAşere-i Mübeşşere, hayatta iken Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından Cennet ile müjdelenen sahabiler için kullanılmış bir tabirdir. Bunlar Hz.Ebu Bekir, Hz.Ömer, Hz. Osman , Hz.Ali, Hz. Abdurrahman b. Avf, Hz. Ebu Ubeyde el-Cerrah , Hz.Talha, Hz. Zubeyr, Hz.Sa’d b. Ebu Vakkas ve Hz. Said Zeyd’dir (Tirmizi, “Menakıb”, 25). Aşere-i Mübeşşere’nin ortak özellikleri şunlardır. Her şeyden önce onlar ilk Müslümanlardır. Hz.Peygamber’e (s.a.s) ve İslam’a maddi-manevi en büyük katkıları onlar gerçekleştirmişler.Tamamı Müslümanların müşriklere karşı gerçekleştirdikleri ilk büyük cihat hareketi olan Bedir gazvesinde yer almışlardır. Aynı şekilde onlar Hudeybiye Barış Antlaşması’ndan önce gerçekleşen Rıdvan Biatı’nda Hz.Peygamber’i (s.a.s) her şartta koruyacaklarına söz verenlerin öncüleri olmuşlardır.

Ayet nedir?

Ağustos 17, 2012 Yorum bırakın

Sözlükte “açık alamet, iz , işaret” gibi anlamlara gelir.

Allah’ın varlığına, peygamberlerin hak olduğuna işaret eden delil ve mucizelere; Kur’an-ı Kerim’in surelerini oluşturan harf, kelime veya cümle halindeki bölümlere ayet denir.

Kur’an’da bu terim “mucize, alamet, ibadet, delil, acayip iş ve Kur’an ayeti” anlamlarına kullanılmıştır.

Teravih Namazı ve Önemi

Temmuz 21, 2012 6 yorum

Teravih, Ramazan ayında yatsı namazı ile vitir namazı arasında kılınan nafile namazdır.Teravih namazının her dört rekatın sonunda biraz dinlenerek kılmak müstehaptır. Buna dinlendirmek, rahatlamak anlamına gelen terviha denir. Teravih de “terviha” nın çoğuludur.

Teravih namazı sünne-i müekkededir ve orucun değil, Ramazan ayının bir sünnetidir.Hz.Peygamber (s.a.s) “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan dileyerek Ramazan namazını (teravih) kılarsa, onun gelmiş günahları bağışlanır.”(Müslim,”Salatü’l Müsafirin” ve “Kasruha”,174) diyerek Müslümanları bu namaza teşvik etmiştir.

Teravih namazını cemaatle kılmak sünnettir.Namazın cemaatle kılınması Müslümanlar arasında birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını da güçlendirecektir.

Teravih namazı 20 rekkattır. İki rekatta bir selam verilip, dört rekatta dinlenmesi müstehaptır. Bu sırada (dinlenirken) tehlil (la ilahe illallah) ve salavat okunmalıdır. Teravih namazı ile amaç Ramazan gecelerini ibadetle geçirmektir.

Kadir Gecesi

Temmuz 19, 2012 Yorum bırakın

Oruç ibadetiyle geçirdiğimiz rahmet ve bereket mevsimi Ramazan’ın sonuna yaklaşıırken, Yüce Kitabımız’da “in aydan daha hayırlı” olduğu bildiren Kadir Gecesini idrak etmenin sevinç ve mutluluğu yaşamaktayız.
Kadir Gecesi değeri, insanlığa rehber, şifa ve ebedi mutluluğun anahtarı olarak gönderilen Kur’an-ı Kerim’in, o gecede yeryüzü ve beşerle buluşmaya başlamasından kaynaklanmaktadır:

“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik.Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadr,97/1-5)

Kadir Gecesi, Rabbbimizin bizlere sunduğu sayısız nimetlerin farkında olma zamanıdır.Kadir gereği gibi anlayıp hakkıyla değerlendirmenin yolu, Ku’an’ı lafzıyla okumanın ve dinlemenin üzerinde derin bir şekilde düşünmekten ve mana ikliminde yol alarak hayatımızda onu rehber edinmekten geçer.

Bu gece esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kebul edildiği bir kutlu gecedir.Bizler, böylesi müstesna geceleri kendimizi yenileme fırsatı olarak değerlendirilmeli, kendimiz, ailemiz ve bütün insanlık için dua etmeliyiz.Kadir Gecenizi tebrik eder, bu genin, insanlığın barış, huzur ve saadetine vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz.

Paylaşma ve Erdemi

Temmuz 19, 2012 Yorum bırakın

Toplumların dirlik, huzur ve güven içerisinde bulunabilmesi güzel hasletlerle donamış,birbiriyle kenetlenmiş, paylaşma ve dayanışmayı ilke edinmiş bireylere sahip olmasına bağlıdır.Paylaşma dayanışma ve yardımlaşmayı da beraberinde getiren ahlaki bir erdemdir.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de;” İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmemekten sakınma) üzüre yardımlaşın.Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın…”(Maide,5/2) buyurulmaktadır.

Hz.Peygamber’in davranış biçimlerinden biri de “…Veren Allah’tır,ben taksim ediciyim…” (Buhari,”İlim”,13) anlayışıdır.Mevlana’da “Haktan alır, halka veririm,”demiştir.Bu itibarla sahip olduğunuz maddi ve manevi nimetleri başkaları ile paylaşmak çok önemli bir erdemdir.Sevinç,nimetler,güzellikler paylaştıkça artar.Bu aynı zamanda Allah’a karşı bir şükran gereğidir.Aynı şekilde üzüntü,acı,güçlük ve zorluklar da paylaştıça azalacaktır.İnsanın benciliğini yenmesi paylaşması erdeminin farkına varmasına bağlıdır.

Paylaşma gibi yüce bir duyguya ermek kişiye diğre toplum fertleriyle kaynaştırır.İnsanın kendisi ile ve içinde yaşadığı toplum bireyleri ile barışık bir biçimde yaşamasını sağlar.

Fakirin Hakkı Zekat

Mayıs 28, 2012 Yorum bırakın

Zekat, İslam’ın beş temel esaslarından biridir.Zekat; fakir,miskin ve muhtaç kimselerin acil ihtiyaçlarının zenginler tarafından belli oranlarda görülmesini, böylece aralarında yakınlık oluşmasını temin eder.
Zekat, servet düşmanlığının önler ve mala manevi güvence sağlar.Zekat ve sadaka, malın bir nevi manevi sigortası gibidir.
Zekat, fakirin hakkıdır.Allah Teala dinen zengin sayılan kimsenin malının kırkta birini fakirlere ayırmıştır.Vakti geldiktam sonra artık zekat olarak tahakkuk eden miktar, mal sahibinin değil fakirin kısmetidir.Vermeyenler, zaten fakir olan kimselerinin malını haksız yere alıkoymuş olurlar. Kur’an-ı Kerim’de; “Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı istemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.”(Zariyat,51/19) buyurulmuştur.
Zekatın bir amacı da servetin belli kimseler elinde orantısız bir güce dönüşmemesi ve toplumda ekenomik denge kurulmalıdır.”O mallar, içinizden yanlızca zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir.)”(Haşr,59/7)
Zekatın kelime anlamı temizlenmedir.Fakirin hakkı verilince hem mal temizlenerek helal mal haline gelmesi sağlanmakta hem de bir ibadeti yerine getirdiğimiz için kalbimiz mal hırsından ve günahlardan temizlenmektedir.

%d blogcu bunu beğendi: