Arşiv

Archive for the ‘İman’ Category

Tefekkür Ufku – Mucizeye Tanıklık Edin

Ekim 9, 2015 Yorum bırakın


İnsanlar olarak o kadar alışmışız ki olağan şeylere. Bir bebek doğumuna, bir yaprağın yeşermesine veya bir arının bal yapmasına. Nasıl oluyor da böyle gör olabiliyoruz. Bu olan şeylere mantık veya evrim saçmalıkları ile nasıl açıklayabiliriz. Kabul etmeliyiz evrim var. Fakat kabul edilmesi gereken kesin bir şey daha var ki oda eviren ve çeviren Bir’isi var. Bu inkar edilemez. Neden?

Şimdi yukarıda yer alan videoyu açın ve bir izleyin. Görüntülerde, yumurta için bir civciv oluşumu ve gelişimi yer almaktadır. Allah aşkına söyleyin. Bu yumurta zarını kırmadan ve delmeden içine bir şey yerleştire bilmeniz, içine bir şey koyma ihtimaliniz var mı? Bugün böyle bir teknoloji mevcut mu? O kadar basitleştirilmiş ki gözümüzde bu gibi mucize olaylar sıradan ve adi görüyoruz. Nerede aklımız ve mantığımız ?

Evet, yukarıda yer alan video, bir tefekkürdür. Tefekkür ise imanımızı pekiştirir ve artırır. İman ise bu asırda bizde eksik olan en önemli esastır. Sadece bu video ile yetinmeyin. Çevrenize bir bakın. Ağaçlara, toprağa, yıldızlara, göğe, elimize, gözümüze, rüzgara… Her şeyde Allah’ı ve onun bize sunmuş olduğu mucizeleri göreceksiniz.Vesselam…

İnsanın Kainatta Yeri Nedir ?

Ağustos 18, 2013 Yorum bırakın

ENAM SURESİ 165

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيمم

وَهُوَ الَّذِي جَعَلَكُمْ خَلاَئِفَ الأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِّيَبْلُوَكُمْ فِي مَا آتَاكُمْ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ الْعِقَابِ وَإِنَّهُ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Ey yaşadığı bu mükemmel misafirhanede kendi yerini bilmek isteyen nefsim gel bak şu kainatın sarayında yerin nedir:

  • İnsan şu kainat ağacının en son ve en kapsamlı meyvesidir.
  • Hz.Muhammed (s.a.s) hakikatı yönü ile asıl çekirdeği
  • İsm-i Azamı taşıyan ayetü’l-kürsisi.
  • Bu kainat sarayının en mükemmel misafiri.
  • Bu kainat sarayında diğer sakinlerinde dileğini gibi kullanma ve yönetmeye izinli en faal memuru.
  • Kainat şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında, kaynaklar ve harcamalarına ve ekip-dikmeye nezarete memur.
  • Yüzer fenler ve binler sanatlarla donatılmış en gürültülü ve sorumluluk gözeteni.
  • Kainat ülkesinin arz memleketinde, Padişah-ı Ezel ve Ebedin (varlığının başlangıcı ve sonu olmayan Allah) gayet dikkat altında bir müfettişi (denetleyicisi), bir nevi halife-i arzı.
  • Küçük ve büyük her harekatı kaydedilen bir idare eden ve kullananı.
  • Gök ve yer ve dağların kaldırmasından çekindikleri Büyük Emaneti omuzuna alan.
  • Önünde iki acayip yol açılan, bir yola hayat sahiplerinin en bedbahtı ve diğerinde en bahtiyarı.
  • Çok geniş bir kulluk ile sorumlu olan bir bütün varlıkların ibadetlerini kendi şahsında temsil eden kul.
  • Kainatın içinde yaşayan canlılar arasında en ziyade muhtaç olanı.
  • Kabiliyetçe en zengin olanı.
  • Ve ona ihsanlar eden Zatı tapma derecesinde seven ve sevdiren ve sevilen çok harika bir mucize-i kudret-i Samedaniye (herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şey muhtaç olmayan Allah’ın kudret mucizesi) ve bir acayip bir tarza yartılmışıdır.

Not: Yukarı yer alan ayet Enam Suresi 165.ayettir. Türkçe meali resimde yer almaktadır. Meal Elmalılı Hamdi Yazır aittir.

Kaynak: Risale-i Nur, Şualar, 288 ve 289 sayfalar.

Huzur mu arıyorsunuz ?

Temmuz 30, 2013 Yorum bırakın

Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Selamın en güzeli cennet ehli insanların üzerine olsun. Allah cc yüce kitabı Kur’an da öyle buyurmuyor mu?

“Çok merhametli olan Rab’den bir söz olarak (kendilerine) “Selâm” (vardır).” (Yasin Suresi,58.ayet)

Yukarıda yer alan video da, İslamın insanlara kazandırmış olduğu bir kazancı, düzeni ve kanunu anlatan bir video hazırlanmış. Kendimce ana tema olarak “huzur” seçtim bu belirttiğim konuyu. 21.yy insanın sürekli yüzleştiği ve her gün geçtikçe de artarak büyüyen o kaybedilen “huzur” meselesi. İnsan yaratılışını ve Rabbini unutalı kaybetti o huzuru. Çünkü Allah kanununda huzuru, huzur bulmayı Tek ve Bir olan Allah’ı cc anmaya zikir etmeye bağladı. Şüphesiz ki Allah’ın cc kanunlarında bir değişme görmezsiniz.
Diğer kardeşlerimizi de ulaştırmak için paylaşalım inşallah.

Hz.Eyyûb Peygamberin Şeytan ile Konuşması

Eylül 2, 2012 Yorum bırakın

Bu video daha önceden Youtube üzerinden izlemiştim ve ilk izlememde de sonra ki izlemelerimde de beni etkileyen bir yönü var. Böyle bir konuşmayı bu şekilde cisimleştirmek somutlaştırmak ne kadar doğru ? Bunu sorgulamayacağım. Fakat kendini sürekli unutturan, varlığını sürekli gizleyerek işlerine devam eden şeytanı (ondan Allah’a sığınırım) akılda tutmak için hatırlamak için beynimize düşüncemize hitap eden bir görselliğin olduğu söylemek gerekir. Sürekli gözümüzün önüne getirme düşüncesi ile şerrinden sürekli Rabbimize sığınabiliriz ve bunu daha işten dile getirebiliriz.

Bu konuşmadan ders çıkarmamız gereken konu ise şeytanın oyunları ve hileleridir. Şeytan her insanın açıklığına zayıf veya hassas noktalarına göre hareket ediyor. Bir Peygamberde olsa onu yenme, kandırma ve sözlerine inandırma gayreti içerisinde .En has kulluk yapan kullara bile ” Çok iyi kulluk ediyorsun herkes Seni övüyor…” sözleri ile halis kulun hassas duygularını okşuyor ve besleyerek oyununa çekmeye çalışıyor. Fakat bunların da çaresini Hz.Eyyüb Peygamberin sözleri ve davranışları cevap veriyor. Selam ve dua ile…

En Hayırlı Gence Bir Misal

Ağustos 18, 2012 Yorum bırakın

İslam açısından en hayırlı genç tasvir edilse nasıl bir profil çıkar ortaya. Bu konuda okuduğum bir yazıda bir misal hoşuma gitti ve en hayırlı genç açısından güzel bir örnek olduğu düşündüm ve paylaşmak istedim.

Bir genç gece yarasında mum ışığında ders çalışıyordu. İlmi konulara daldığı bir sırada kapısı çalınır. O vakitte bir misafirin geleceğine olanak vermeyerek ve misafirin kimliği öğrenme merakıyla kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktadır. Misafir, yolunu kaybettiği ve etrafa başka bir ışık görmediği için onun kapısını mecbur kaldığını söyler.

Genç talebe, misafirini geri çeviremez, onu o gece karanlığında ve sokağın sokağına terkedemez, çaresizlik içinde kızı içeri alır. Kızı içeriğe alıktan sonra onun için uygun bir köşe tayin ettikten sonra ders başına oturup geceye doğru ders çalışmaya devam etmeye başlıyor. Utangaç ve gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız, izlenimlerinden sonra gence hayret eder. Çünkü genç, mum ışığının alevine arada sırada elini tutuyor ve bir mühlet beklettikten sonra elini çekiyordu. Bu hal içerisinde sabaha ulaşılır.

Gün ağardıktan sonra genç kız gencin evinden ayrılır ve evine döner. Halkın yardımıyla ulaştığı evi, Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır. Bu genç kızda o sarayın sahibinin kızıdır. Saray halkı bütün merak ve endişeleriyle genç kızının geceyi nerede nasıl geçirdiği sorarlar. Genç başından geçenleri, olayları, gencin tuhaf hallerini ve misafirperverliğini anlatır. Vezir o genci saraya davet eder ve niçin sabaha kadar elini mum ışığının alevine uzatıp çektiğini sorar. Yusuf yüzlü genç, “Yolunun kaybettiği için kapıma gelen misafiri dışarıda bırakamazdım. Bu sebepten dolayı onu kulübeme aldım. Nefsimin aldanmalarına karşı koyabilmek için de, elimi ara sıra mumun bana Cehennem ateşini hatırlatan alevi üzerine koydum. Şeytan beni kndırmaya yeltendiğinde, parmağımı ateşe tutarak nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış  bir şey yapmaktan kurtuldum.”

Vezir bu Yusuf yüzlü gencin durumunu, halini ve davranışlarını göz önüne alarak kızı ile genci evlendirir.

İşte hikayemizde burada son bulur. Bir İslam düsturu ve Allah aşkıyla yanan gönlün doğru yolda kalma çabaları. En hayırlı genç nefsine hakim olan, şeytanın aldatmalarına karşı ayağını sağlam basan ve her zaman ahiret bilinci içerinde olan gençtir. Lütuf ve ikram ise rızasını beklediğimiz Rabbimiz’dendir. Gerek bu dünya da gerekse ahiretimiz de. Selametle…

İmanın Güzellikleri-Çantacı Necmi Abi

Mayıs 25, 2012 Yorum bırakın
%d blogcu bunu beğendi: