Archive

Archive for the ‘Hadis-i Şerif’ Category

Asım Yıldırım – Çöp Tenekesi

Eylül 7, 2012 Yorum bırakın


Henüz çok gençken kocasını kaybetmiş ondan kalan tek oğlunu tek evladını yetiştirebilmek için dişini tırnağına takarak çalışmıştı. Onu kimseye muhtaç etmeden okutabilmekti bütün arzusu. Bu hayaller ile geçirdi günlerini. Gençti güzeldi ama geri çevirmişti bütün evlenme tekliflerini. Oğlunu yaban ellere vermemek istiyordun. Başkalarına çamaşırlar yıkadı, temizlikler yaptı, yerleri sildi oğlunu hiçbir şeye muhtaç etmedi. Oğlu okuyacaktı, mesleğini eline alınca artık kalan ömrünü de oğlunun yavrusunun yanında geçirecekti. Bu hayallerle geçmişti yıllar. Bu hayallerle bitti yıllar. Nihayet oğlu hukuk okudu sonra sınavlara girdi hakim oldu görevine başladı. Anne sevinçinden yere göğe sığmıyordu adeta. Sıra oğluna layık bir kız bulmaya gelmişti. Bunu da bulunca gözleri arkada kalmayacaktı. Tam istediği gibi de bir kız buldu. Dışını görüyordu ama içinden ne yazık ki haberdar olamıyordu. Seviyordu gelinini öz ve öz evladı gibi. Biran evvel düğün olsun istiyordu. Sanki kendi evlenecekti. Biran önce taşınmak istiyordu yeni evlerine. Artık bir köşeye oturmak torunlarını sevmek ve geçmişi tatlı bir anı olarak anmak istiyordu.

Nikah gününe bir ay kalmıştı. Damat gelini aldı yeni eve yerleşecek eşyaların yerlerini ayarlayıp ölçülerini alacaklardı. Bütün eşyaların yerlerin ayarlanmış, tek tek güzel bir görüntü kazandırılmıştı. Bu arada gelin kız nişanlısına dönerek:

“Cihan böyle çok güzel oldu ama şu çöp tenekesini nereye koyacağız.”

Şaşırdı genç adam. Hayret dolu bir sesle:

 ” Ya koskocaman evde çöp tenekesini koyacak yer bulamıyor musun? Tezgahın altına koyuver”

 “Yok yok hiç olur mu ?” dedi kadın.

-Balkona koyarsın.

-Oraya da hiç uymaz

-Yahu çöp tenekesini koyacak yer bulamıyor musun evde ?

-Onu demiyorum canım, anneni diyorum anneni.

Genç kızın ağzından çıkan cümleler, genç adamın kalbine işlemiş. Adeta beyninden vurulmuşa çevirmişti. Varlığında baş tacı olan annesi, kendisi için el kapılarında çalışan annesi demek bir çöp tenekesi yerine koyuluyordu. Demek annesi çöp tenekesiydi. O çilekar, o fedakar, o cefakar kadın, canı kadar sevdiği annesi konulacak yer bulunamıyordu hayat arkadaşı tarafından. Anasına kız çöp tenekesi diyordu. Tek kelime etmedi. Eve dönünce de bir şey den bahsetmedi. Zavallı annen geleninin kendi hakkında ne düşüklerinden habersiz gelinin nasıl olduğu soruyordu durmadan. Onu övüp övüp duruyordu. Acı acı güldü bu durum karşısında genç adam. Nihayet bir ay geçti nikah günü geldi. Bütün hazırlıklar bitmiş arabalar dairenin yolunu mekan tutmuşlardı. Salon ağıza kadar doluydu .Dışarıya taşan davetliler heyecan ile birbirlerine bakıyorlar, yeni evlileri görebilmek için birbirleri ile yarışıyorlardı adeta. Oturdular masaya. Nikah memuru geldi ve sordu:

-Kızım Ahmet oğlu Cihan’ı kocalığa kabul ediyor musun ?

Kız büyük bir mutluluk ile içerisinde:

-Evettt !

Cevabını verdi. Döndü adam bu defa:

-Peki oğlum Sen Zeynep kızı Zeliha’yı zevceliğe kabul ediyor musun?

-Hayır ! Etmiyorum.

Dedi genç adam. Salonu ayağa kaldırdı bu ses. Gözlerinde hayret ifade ile herkes bir şok geçirmiş gibi Cihan’a bakıyorlardı. Memur şaşırmıştı.

-E peki şimdiye kadar neredeydin ? Şimdiye kadar neredeydi aklın ?

Başladı çocuk anlatmaya:

-Efendim Babam Beni küçük yaşlarda bırakıp vefat etti. Annem dışarılarda çalışarak gençliğini bana harcadı. Çalıştı çabaladı, giymedi giydirdi, yemedi yedirdi, Beni büyüttü, okutup adam etti. Annem benim yanımda oturacak rahat edeceği zaman bu gördünüz gelin adıyla hanım annemi bir çöp tenekesi yerine koyarak, evde onu koyacak yer bulamayacağını, bulamadığını anlattı. Annemi bir çöp tenekesi olarak görüyor ve istemiyor. Benim annemi istemeyen, Ona o şekilde muamele yapan kadını ben de istemiyorum. Varsa annesine çöp tenekesi dedirtecek, buyursun alsın gelini.

Böyle dedi yerinden kalktı annesinin yanına gitti, aldı. Hayret ve göz yaşları içerisinde salondan ayrıldı damat. Bu olaydan sonra gelin kız evine döndü ve aradan yıllar geçmesine rağmen hala evlenemedi.Hoşça kalın…

Kaynak;

Diğer hikayeler için sayfamızı ziyaret edin. https://vakia.wordpress.com/hikayeler/

Rahmet Peygameri Hz. Muhammed (s.a.s)

Mayıs 28, 2012 Yorum bırakın

Rahmet ve merhametin eşsiz timsali, dini ve ahlaki hayatımızın örnek şahsiyeti, hiç şüpehiz sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.s)’dir.
Alemlere rahmet olarak gönderilen H.z Peygamber’in hayatı incelendiğinde; muhteşem özellikleri açıkça görülür.O, beşeriyete Allah’ın en mükemmel dini İslamiyet’i tebliğ etmiştir.O’nun hayatı sevgi, şevkat, fazilet ve samimiyet doludur.
Beşeriyetin her zaman ve mekanda Hz.Peygamberin tebliğ ettiği ilahi mesaja, öernek kişiliği ve rehberliğine ihtiyacı vardır.Çünkü bu mesaj insanları can, mal ve ırz güvenliğini korumak, ayrıca O’nun yaşantısı, tavsiyeleri, hem maddi, hem de ahlaki ve manevi meziyetleri ile toplumun temel harcı olmasına çalışmışlardır.Allah resulü, kimseyi incitip kızmaz, kimsenin ayıbını yüzene vurmaz, kimsenin sözünü kesmez, herkesi dinler, kimsenin gizli hallerini araştırmaz, ikram etmeyi sever, kimsenin eli boş çevirmez, verdiği sözü tutar, dürüstlükten ayrılmaz, yalan söylezdi.Kur’an’daki ilahi mesajı doğru bir şekilde anlamak, yaşamak ve yaşatmak için Peygamberimizi, yüce ahlakını, eşsiz sünnetini doğru ve sağlıklı bir şekilde öğrenmemiz şarttır.
Müslüman yaraşan Hz.Peygamberi örnek almak, O’nu yüksek ahlakını benimsemek, ailesine, çevresine ve milletine yararlı bir insan olmaktır.

Ender Tekin Oy Gülüm Oy Gündüzüm

Mayıs 28, 2012 5 yorum

Ender Tekin Oy Gülüm Oy Gündüzüm: Video İzle

Ender Tekin Oy Gülüm Oy Gündüzüm: Mp4 ve Mp3 formatında indirmek için tıklayınız.

 Ender Tekin Oy Gülüm Oy Gündüzüm: Sözleri

Ya Rasul Bugün Bayram

Sensiz Bayram Olmuyor Gel

Şu Gönlüm Sana Hayran

Sensiz Bayram Olmuyor Gel

Oy Gülüm Oy Gündüzüm

Oy Gecem Oy Yıldızım

Sensiz Ben Çok Yalnızım

Sensiz Bayram Olmuyor Gel

Sen Yoksun Ya Her Bayram

Ben Garip Ben Gariban

Biçare Kaldım Ama

Sensiz Bayram Olmuyor Gel

Oy Gülüm Oy Gündüzüm

Oy Gecem Oy Yıldızım

Sensiz Ben Çok Yalnızım

Sensiz Bayram Olmuyor Gel (Ya Rasülallah (s.a.v.)

İsmail Çoşar Sabah Ezanı Dinle İndir

Mart 31, 2012 6 yorum

İsmail Çoşar sabah ezanı dinle 

İsmail Çoşar Sabah ezanı mp3 ve mp4 video indirmek için

Sabah ezanı sözleri, anlamı, arapça yazılışı, okunuşu
Tekrar Arapça Okunuş Türkçe Anlam
4x الله اكبر Allahu Ekber Allah En Büyüktür
2x اشهد ان لا اله الا الله Eşhedû en lâ ilâhe illallah Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim
2x اشهد ان محمدا رسول الله Eşhedû enne Muhammeden resulullah Muhammed’in Allah’ın resulü (elçisi) olduğuna şahitlik ederim
2x حي على الصلاة Hayya alel-salah Haydi namaza
2x حي على الفلاح Hayya alel-felah Haydi kurtuluşa
2x *الصلاة خير من النوم es-salatu hayrun mine’n nevm* Namaz uykudan hayırlıdır* (Sadece Sabah namazında okunur)
2x الله اكبر Allahu Ekber Allah En Büyüktür
1x لا اله الا الله Lâ ilahe illallah Allah’tan başka ilah yoktur

İsmail Çoşar Sabah ezanı sayfa etiketleri


Sayfa kaynak;

  1. http://tr.wikipedia.org/ (Ezan anlamı, yazılışı,okunuş, tablo)
  2. http://www.google.com/ (Etiketler)

Eskici Baba

Mart 29, 2012 Yorum bırakın

Amel Defterinizi Kapatmayın !

Ağustos 31, 2011 Yorum bırakın

     İnsanın bu fani dünyaya kendi adına bırakacağı en değerli hazine hayırlı bir evlattır. Bu neredeyse bütün müslümanların istekleri arasında yer alır.Peki ne yapmalıyız ki bu evladımızı bizim lehimize ve İslam’a hayırlı olmasını sağlarız.Bu değerli varlıklarımızı bir altına bir elmasa çevirebiliriz.

      Bu soruyu irdelemeden önce bizim adımıza yani lehimize diye tabir ettiğimiz husus ne?Bu konuda biraz konuşalım.Bilinir ki insanoğlu akıl çağına erdiğinde yani tam anlamıyla kendini ve çevresini tanıdığında amel defteri açılır.Bilinci olduğu bu çağdan sonra ölünceye kadar yapmış olduğu en ince iyilik,sevap,günah,haram vb. ameller tek tek amel defterine yazılır.Bu amel defterini dünyada olduğumuz zamana kadar şekillendirebilir.Ya peki öldükten sonra ne yapmalıyız.Biliyor muyuz ki dünyada işlediğim ameller bizi cennete götürecek.İşte bu hususta ölümden sonraki amel defterinin devam etmesi için bizden sonra gelen nesnilimiz devreye girer.

      Bu konuya açıklık getirelim biraz.Dünyada bıraktığımız oğullarımız akrabalarımız ve dostlarımız bizim için kabir hayatında yardım edecek olan kişilerdir.Onların sizin ruhunuzu okuttuğu mevlidler, sizin adınıza yapmış oldukları çeşmeler, sizin adınıza yapmış oldukları tüm hayır ve hasenatlar sizi kabir hayatında rahatlacak olan davranışlardır. Burada önemli olan böyle hayırlı ve güzel davranışları sergileyen oğullar ve akrabalar yetiştirmektir.

      Düşünün şöyle bir…Sizin adınıza yapılmış bir çeşme.Hele bir de sıcak bir yerde susayan insanların susuzluğunu gideriyorsa tamam.Suyu içen insanlar önce kendileri için bu nimetin ne kadar değerli olduğunu anlarlar sonrada sizin vesileniz ile Allah’ın nimetini içerler.Bir de”Allah razı olsun” dediler mi işte bu dua sizi gelir ve bulur.Fakat her şeyden önce duanın takdirini Allah (ac) bilir.

      Umarım bu konuda sizi bir şeyler katabilmişimdir.Şimdi gelelim asıl meseleye.Bu iradeye sahip nesil yetiştirmeye.Şu dünyanın dönüşünde savrulan oğullarımıza ve kızlarımıza nasıl anlatacaktık bu olan biteni. Klasik cümle olacak ama söylemek istiyorum. “Ağaç yaşken eğilir.” İşin derin ve ince noktası burası.Çocuk yaştan ihtibaren başlayan eğitimlerle sağlayabilir.İslamın bulunduğu her mekana ve zamana götürmeliyiz evlatlarımızı. Sizinle birlikte abdest alsınlar sizinle birlikte namaz kılsınlar sizinle beraber tesbihatta bulunsunlar.Bunları yaptıktan sonra yapılacak en önemli şey dua yani tevekkül etmektir.Evladımız hayırlı bir birey olması için Rabbimize dua etmeliyiz.Bizim için hayırlı olmasını dilemeliyiz.Sonra bu konuda çaba harcamaya devam etmeliyiz.

Allah bütün müslüman kardeşlerime hayırlı evlat ve evlatlar nasip etsin.Amin…

%d blogcu bunu beğendi: